''Kukutsch şöyle demişti:'' Boş verin, belki ben hasta bir deliyim. Ama benim bir hayalim var.''
Bengisu. İstanbul.

matruskaninsonkuklasi:

Ben şimdi biraz da
Senin için görüyorum;
Gökyüzünün parlak,
Bakış seken mavisini.
Ben şimdi biraz da
Senin için duyuyorum;
Gecenin o sarsak,
Yokuş çıkan ezgisini.
Ben şimdi kanayarak
Senin için yaşıyorum;
Sazan derisi gibi
Günlerimi külle soyarak

yagmuradam:

Bir hikaye işte; Belki de dünya, yanlış yazılmış bir hikaye, yaşamaksa bu hikayeyi durup durup baştan okumak.

Günlük hayatımız günlük değil de ömürlük yaşanan bir yorgunluk ve kırıklık olarak akşamları üstümüze çöküyor, bir günü daha yuvarlamış olmak daha ne kadar ve neler kaldığını bilmemekle manâsız bir bitiriş olarak, yemediğim meyvenin soyulmuş kabuğu gibi önümde, yanımda duruyordu.

Şule Gürbüz, Coşkuyla Ölmek (via kedidirokedi)

(oelue-filizoflar-kahvesi gönderdi)